İçeriğe geç

Aradan çıksın

Dünyanın en üşengeç insanlarından biri olarak sabırsız olmakla lanetlenmişim. Bu ikisi aynı bünyede buluşunca, psikolojiyi oldukça yoran özellikler. Her şey hemen olsun isterim, izlediğim/dinlediğim hemen hemen her şeyi minimum 1.5x izlerim. Yavaş konuşana, hareket edene pek tahammülüm yoktur, öyle zamanlarda zamanı hızlandırabilmeyi dilerim. Öte yandan rahatına da pek düşkün, oturdu mu kalkası gelmeyen bir insanım. Tam koltuğa yayılmışken, marulu suya koymadığım aklıma gelince; tam bir içsel çatışma. O marul suya konana kadar yayılmaya devam etsem de, beynimde dolanan marulsal düşünceler 🙂 Ne izlediğimden bir şey anlarım ne yaptığımdan.

Bir süre önce okuduğum bir kitap mi yoksa bir makalenin mi beni teşvik ettiğini anımsayamadığım bir felsefeye geçiş yaptım. İsmi de erteleme gibi bir şeydi, ben aradan çıksın koydum 🙂 Eğer bir şey yapılacaksa, aklıma geldiği an yapmaya calışıyorum, ertelemiyorum. Hatta en hoşlanmadığım yapılacak şeyi öne alıyorum ki çoğu gitsin azı kalsın.

Kafam rahat, evde her şey daha düzenli ve sistematik. Tembel yanım hala çok üşengeç ama koltuğa kurulunca tam bir dinlenmenin tadını çıkarabiliyor.

Tabii ertelenen işler her zaman marul yıkamak kadar basit olmuyor. Daha fazla adanmışlık, zaman ve enerji gerektiriyor. Bu noktada kendimi motive etmenin yollarını buluyorum. Disiplinli yaşamak ve rutinlerimin olması beni çok mutlu ediyor. Her sabah aynı saatte kalkmak, aynı şeyleri yapmak, aynı şeyler olmasa bile aynı amaca hizmet eden şeyler yapmak…

Daha da motive olmak için aylık ve günlük listeler hazırlıyorum. Her gün ne yapmak istiyorsam maddeliyorum. Bunlar genelde çok basit, alışkanlık kazanmak istediğim şeyler oluyor. Örneğin; yeşil çay içmek, sabah egzersiz yapmak, her gün bir makale okumak gibi… Bir alışkanlık kazanmak icin gereken süre 21 gün derler ki sanırım bu doğru. Çünkü 2-3 hafta geçtikten sonra bir adımı atlarsanız, bu sizi rahatsız etmeye başlıyor ve ısrarla devam etmek istiyorsunuz. Püf noktası ise yazdığınız adımların basit ve uygulaması kolay şeyler olması. Her gün 200 sayfa kitap okuyacağım diye bir hedef belirlerseniz ilk gün bile gerçekleştirmesi güç olacaktır, onun için kendinizi sayılarla strese sokup o işi keyif yerine görev haline getirmeden; her gün kitap okuyacağım deyin. Eğer hiç kitap okumayan bir insansanız ve bunu iyileştirmek istiyorsanız; hedefinizi her hafta bir öncekinden bir sayfa daha fazla kitap okuyacağım diye belirleyebilirsiniz.

Gelelim aylık listelere… Aylik listelerimde; günlük listelerimdeki gibi basit görünse de, daha fazla vakit gerektiren ya da daha genel kapsamlı olan konuları not alıyorum. Monet eserlerini araştır, Victor Hugo şiirlerini oku, çatal/kaşık takımı al, sertifika programı seç gibi… Bunlar hem zamana yayılabilecek, keyif verici ya da bir araştırma isteyen şeyler oluyor genelde. Aylık programlarımı ay gelmeden yapıyorum. Ay sonunda da yanlarına tikler atıyorum, o nasıl tatmin edici bir duygudur 🙂 Tik atamadığım madde varsa, ve konu hala ilgimi çekiyorsa ya da hala yapılması gerekiyorsa diğer aya kaydırıyorum. Aynı zamanda o ay içerisinde okuduğum/dinlediğim kitapları da not alıyorum, kitapları bir önceki aydan daha kalabalık görmek de insani okumak için teşvik ediyor.

Listeler güzeldir, listeleri sevin. Aklınızda yer alan yapılması gereken ya da istenen şeyleri not alın; sonra da üşenmeden aradan çıkarın. 

Paylaş
error: Content is protected !!