İçeriğe geç

Binz – Baltık Denizi (Ostsee) Gezi Notları

Binz yazımıza hoşgeldiniz. Bu sene çalışmaya başladığımdan dolayı, Eylül’e kadar izin kullanmayacağım. (Bu arada iş bulma maceram burada) Yüzülen yaz tatilleri burnumda tütüyor. Bu sebeple haftasonlarını iyi değerlendirmeye çalışıyoruz. Bu kaçamaklarımızdan biri de Binz oldu.

Binz Almanya’nın kuzeydoğusunda yer alan Rügen adasındaki en büyük tatil beldesi. Belde Baltık Denizi kıyısında uzanıyor. Tam yerini şurada görebilirsiniz.

Binz tam anlamıyla bir Kuzey Avrupa emekli cenneti. Kuzey ülkeleri dışında turist görmek çok zor. Kilometrelerce uzanan bir sahil şeridi var. Sahil şeridinin hemen arkasında ise ağaçlıklı bir yaya yolu var. Biraz çocukluğumun Erdek’ini çağrıştırdı bana.

Baltık Denizi ile de bu vesile ile tanışmış olduk, birbirimizden hoşlandık. Umuyorum ki başka ülke kıyılarında da buluşuruz tekrar.

Binz iskele
Binz iskele

Binz’e nasıl gidilir?

Binz’e trenle gittik. Berlin’den yaklaşık 4 saat süren bir yolculuk yaptık. Tren istasyonu şehrin biraz dışında gibi, yürüyerek 15 dakikada varılıyor. Tren istasyonunun hemen önünde şehirlerarası otobüs terminali de bulunuyor. Şehre otobüsle de ulaşmak mümkün. Biz dönüşümüzü Flixbus ile yaptık. Dönüşümüz de yaklaşık 4,5 saat sürdü.

Binz’de nerede kalınır?

Binz’de oldukça fazla otel var. Dilerseniz sahil şeridinde, dilerseniz de fiyatların bir tık daha uygun olduğu sahilin paralel sokaklarında konaklayabilirsiniz. Her şekilde denize varmanız 2 dakikadan uzun sürmeyecek. Yalnız otellerin tamamına yakını oldukça eski, beklentileri düşük tutmakta fayda var. Bu eskiliğe rağmen fiyatlar da pahalı.

Biz Hotel Vier Jahreszeiten‘da konakladık. Otel labirent gibi, sonradan çevredeki binaları da otele dahil etmişler. Odaları da farklı konseptli, biz en ucuzunda kaldık, geceliği kahvaltı dahil 139 Euro’ydu. Odamızdaki eşyaların tümü çok eskiydi, sanırım dünyada üretilen ilk gardırop bizim odadaydı:) Ama bizi rahatsız eden bir durumla karşılaşmadık. Kahvaltısı ise muazzamdı.

Şehrin 700. yılı
Şehrin 700. yılı

Binz’e ne zaman gidilir?

Binz’in yüksek sezonu Temmuz ayı. Yüksek sezon dediysem sıcakların 21 dereceye yükseldiği bir dönemden bahsediyorum. 🙂 Biz Haziran sonu gittiğimizde hava sıcaklığı 16, su sıcaklığı 18 dereceydi. Bir Akdeniz insanının deniz tatiline bile gidiyor olsa, montunu yanına almasını tavsiye ediyorum.

Binz sıcaklık
Binz sıcaklık

Binz’de yüzülür mü?

Binz bir tatil beldesi olmasına rağmen, bu soru tamamen sizin dayanıklılık derecenize bağlı 🙂 Bölgenin rüzgarı genellikle çok fazla. Bu sebeple deniz çok dalgalı ve yosunlu. Yukarıda da belirttiğim gibi hava sıcaklığı 16, su sıcaklığı 18 dereceydi. Ben soğuk deniz çok severim, sıcak denizden tiksinirim. Burhaniye’nin sabah 8 denizi ile geçti çocukluğum. Baltık Denizi’ne girdiğimde hiç duraksamadım, en ufak bir üşüme hissetmedim. Antakyalı eşim bile problem yaşamadan girdi, o derece. Sanırım güneşli havalarda hiç sıkıntı yaşanmaz.

Bizim için problem denizin çok dalgalı olmasıydı, asla yüzülemiyor. Dalgalarla yaşam mücadelesi veriyorsunuz. Kulaç atmak imkansız. Bu sebeple denize girmekten hiçbir şey anlamadım.

Bir diğer problem ise denizden çıkınca, güneş altında dursanız bile, bir süre sonra ıslak mayo ile mutlaka üşüme oluyor. Çoğu kişide gördüğümüz üzere, ıslak mayoları değiştirip; üzerinize montunuzu giyiyorsunuz. Kumsal ve mont bir Akdeniz insanı için ne kadar da uzak kavramlar 🙂 Ama eldeki imkanlar kısıtlı olunca, varolan ile yetinmeyi biliyorsun. Tüm Almanlar hallerinden gayet memnun görünüyordu. Bizim gibi deniz cenneti Türkiye’den gelenler için ise Türkiye’ye bir özlem oluyor.

Kuzey ülkelerinin Baltık Denizi ve Kuzey Denizi sahillerini süsleyen Almanlar’ın Strandkorb dedikleri, plaj oturakları çok meşhur ve binlercesi sahilleri dolduruyor. Rüzgarı nispeten de olsa kesiyor. Denize girmeyecekseniz bile, bunlardan bir tane kiralayıp uzun uzun denizi izleyin, koklayın. Günlüğü 12 Euro, biz öğleden sonra gittik 8’e kadar 8 Euro’ydu. Tabii biz hazırlıksız gittiğimiz için üşüdük ve o kadar kalamadık.

Kuzey ve Baltık Denizi kıyılarına özgü, plaj oturakları
Kuzey ve Baltık Denizi kıyılarına özgü, plaj oturakları

Binz’de ne yenilir içilir?

Gittiğimiz günlerde Binz 700. yılını kutluyordu ve festival vardı. Bu sebeple iskelenin önünde standlar kurulmuştu. Eğer böyle bir organizasyon görürseniz, mutlaka bu standlara şans verin. Yediğim koyun peynirli sandiviçin tadı hala damağımda. Bunun dışında, iskeleye çıkan şehrin en kalabalık caddesi üzerinde bir çok restoran bulunuyor. Çok turistikler ve neticede Almanya’dasınız; yüksek beklentileriniz olmasın.

Menülerde Baltık Denizi’nin etkisini sadece balık olarak görebildim, balık dışında deniz ürününe rastlamadım. Halbuki bir kalamar, midye olsa “dadından yinmezdi”. İlk günümüzde öğle yemeğimizi otel olarak da hizmet veren, Villa Neander‘de yedik. Baltık Denizi’ne özgü Forelle yedim. Forelle’yi sözlükler Alabalık olarak çeviriyor ama bu deniz versiyonuydu. Ortalamaydı diyebilirim, Binz’deki mutfak beni çok heyecanlandırmadı.

Baltık Denizi Forellesi
Baltık Denizi Forellesi

Aynı günün akşam yemeğini ise yine aynı cadde üzerinde başka bir restoranda yedik. Yine balık yedim, yine ortalamaydı. İsmini bile not almamışım. 🙂

İkinci günümüzde yine aynı cadde üzerindeki İtalyan restoranına gittik. Restoran dediysem, daha çok fastfood restoranı tarzı bir yerdi. Eşim sağlıksız bir şeyler yemek isteyince orayı tercih ettik ama dondurması dışında her şey çok kötüydü.

Bölgenin en meşhur meyvesi sea buckthorn berry, Türkçesi yalancı iğde olarak geçiyor. “Binz’in kiviye cevabı” şeklinde pazarlıyorlar. Likörü, dondurması, hediyelikleri var. Ben dondurmasını yedim, beğenmedim. Zaten kivi de sevmem 🙂

Yalancı iğde dondurması
Yalancı iğde dondurması

Restoranlara ortalama 50 Euro hesap ödedik. İlk yazılarımı okuyanlar varsa bilirler, o zamanlar daha bütçe dostu tatiller yapmaya özen gösteriyor ve gerekirse Mc Donalds’ta bile yiyorduk. Artık gittiğim yerin tatlarına öncelik veriyorum. Bu süre zarfında zengin olmadık ama önyargılarımı biraz kırdım ve en önemlisi elimden geldiğince sağlıklı yemeğe çalışıyorum. Bu sebeple özellikle tatillerimizde keyifli zaman geçirmeye ve anın tadını çıkarmaya dikkat ediyoruz.  En son ne zaman Mc Donalds’a gittim, hatırlamıyorum bile.

Binz’de yapılacak şeyler

Sahilde zaman geçirin

Benim gibi, denizin içinde büyümüş biriyseniz; yüzmeseniz bile deniz ve sahil kokusu size çok iyi gelecek. Berlin’de senelerdir denizden uzak yaşarken, hiçbir göl veya akarsu deniz özlemimi gideremezken; Binz bana çok iyi geldi, özüme döndüm.

Deniz mutlusu
Deniz mutlusu

Sahil şeridinde yürüyün

Şehir küçücük olmasına rağmen ilk günümüzde 16 km yürümüşüz.

“Gün olur alır başımı giderim” fotoğrafı 🙂

Güneşin batışını ve doğuşunu iskeleden izleyin

Kuzey yazlarının en şahane tarafı günlerin çok uzun olması, güneşin gece 10 dolaylarında batması. Binz’de yaz aylarında güneş, denizin üzerinden batmasa da iskelede izleyenlere şahane manzaralar sunuyor. Aslında doğusunu izlemek de aklımızdaydı ama bu tatilimizde biraz tembellik yaptık, 4’e kurduğumuz saatle uyanmadık. 🙂

İskeleden güneşin batışı
İskeleden güneşin batışı

Otel tarafından verilen şehir vergisi ödediğinize ilişkin makbuzu yanınızdan ayırmayın

Şehirde kontroller oluyormuş ve bu makbuz yanınızda değilse ceza yiyormuşsunuz. Biz kontrole rastlamadık ama tedbirli olmakta fayda var.

Eski villalar arasında dolaşın

Binz eski villalarını ve mimarisini koruması ile meşhur. Villaların çoğu 1800 ve 1900’lü yıllardan kalma. Hepsi çok şirin ve güzeller. Fotoğraf makinelerinizi hazırlayın.

Binz'in güzel villaları
Binz’in güzel villaları
Binz'in güzel villaları
Binz’in güzel villaları

Doğada zaman geçirin

Binz’de deniz haricinde bir çok göl ve ormanlık alan bulunuyor. Biz ikinci günümüzde iskeleyi karşınıza aldığınızda sağda kalan Teufelsschlucht isimli kısma doğru yürüdük. Burada şehrin kalabalığından uzak, şehri karşıdan izleyerek zaman geçirebilirsiniz. Bölgenin arkasında ormanlık bir alan yer alıyor, yine orman görünce dayanamadık ve yukarılara tırmandık.

Bu yolu takip edip, 2 saat kadar yürürseniz, bir başka tatil beldesi Sellin’e ulaşıyorsunuz. Ancak bizim zamanımız yetmedi.

Hala vaktiniz varsa gemi turu yapın

Biz aslında ikinci günümüzde niyetlendik ama deniz o kadar dalgalıydı ki beklediğimiz sefer iptal oldu. Gemi yolculuklarına bayılan biri olsam da o dalgalı deniz mide bulantısı yapar mıydı, emin değilim.

Sevgiler…

Paylaş

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!