İçeriğe geç

Rodos Gezilecek Yerler

Rodos, Game of  Thrones şehirlerinin gerçekliğe bürünmüş hallerinden bir tanesi. Hele Antik Çağ’da limanın girişinde 32 metre yüksekliğinde tunçtan bir Güneş Tanrısı Helios heykeli varmış ki, hayal edince bile heyecanlanıp, şuradan da ejderhaların annesi çıkacak galiba diye düşündürüyor insanı. Görkemli heykel maalesef depremler nedeni ile yıkılmış ama New York’ta bulunan Özgürlük Heykeli’ne ilham olmayı başarmış.

Rodos 12 Yunan adasından en büyüğü, tarihi kalıntılar ve eserler açısından çok zengin. Bizzat tarihin ta kendisi. Uzun yıllar Rodos Şövalyeleri’nin himayesinde olan ada daha sonra Osmanlılar’a geçmiş. Adada hem Rodos Şövalyeleri’nin hem de Osmanlı’nın (az olsa da) izleri hala duruyor.

Rodos her türlü tatil ihtiyacına cevap veren şirin bir yer. Türkiye’ye bir feribot mesafesinde, yüzülebiliyor, keşfedilecek bir çok koy bulunuyor, her taraf tarih, deniz ürünlerinde çığır açılmış, günübirlik feribot turları düzenleniyor… Daha ne olsun?

Rodos’a giderken turizm acentalarından Kapı Vizesi almak yeterli ama biz Schengen almayı daha uygun görmüştük ve Schengen vizemiz ile giriş yaptık. Marmaris’ten deniz otobüsü seferleri düzenleniyor. Ama yaz dönemlerindeki resmi tatillere denk getirdiğiniz seyahatlerinizde kalabalığı düşünerek hareket etmekte ve hem pasaport kuyruğunda hem de deniz otobüsü kuyruğunda uzun sıralar beklemeyi göze almakta fayda var.

Rodos’ta International Hotel‘de konakladık. Otel yeni şehirde bulunuyor. Hem eski şehire hem de Elli Plajı’na yürüme mesafesinde uygun fiyatlı bir otel. Sahipleri sıcak ve yardımsever, kahvaltısı doyurucu ve odaların çoğu balkonlu. Tek dezavantajı banyoda duşakabin olmaması. Farklı bir otel tercihi yapsanız bile, bu bölgede olmasını kesinlikle tavsiye ederim. Ucuz tatil ipuçları yazımda da belirttiğim gibi eski şehir merkezinde o yüksek konaklama ücretlerini ödemeye hiç gerek yok.

Şehir merkezinde yürüyerek çok kolay gezebiliyorsunuz ama Rhodos bünyesinde harika koylar barındırıyor ve koyları dilediğiniz gibi ziyaret etmek için en rahatı araba kiralamak olur. Bizim toplu taşıma ile yetiştiremeyip, aklımızda kalan koylar oldu.

Rhodos’ta gezilecek yerler ve yapılacak şeyler nelerdir?

Tamam Restaurant‘ta yemek yiyin.

Gideceğim yerlerde hiçbir zaman en iyi restaurantta mutlaka yemek yiyeceğim, Michelin yıldızlarını sayacağım gibi iddialarım olmadı. Genelde fiyatı da dikkate alıp, birkaç yer belirleyip, denk gelirse yemeğimizi orada yeriz. Burasını da internette bulmuştum. Zaten Vedat Milör burayı ziyaret edip, programında yayınladıktan sonra Türkler tarafından adeta fethedilmiş.

Mekan rezervasyon almıyor ve 30-40 dakika dışarıda sıra bekliyorsunuz. Evet, mekan o kadar ufak ki sıra dışarıda bekleniyor. İtiraf ediyorum beklemekten nefret ettiğimden, sırayı gördüğüm an gitmeye niyetlendim ama vazgeçirildim ve kalmam yönünde ikna edildim. İyi ki edilmişim, çünkü hayatımda yediğim en güzel yemekti. Orada yediğim yemekse diğerleri ne hiç bilmiyorum.

Restaurant bir aile tarafından işletiliyor. İnanılmaz sıcaklar, sürekli sizinle sohbet ediyorlar, sürekli extra ikramlar getiriyorlar. En son kalkarken tüm aile ile kucaklaşıp, mekandan öyle ayrıldık.

Mutlaka gidin, mutlaka. Zira benim için başlı başına Rodos’a tekrar gitme sebebi. Adada burası dışında da genel olarak yemekler çok lezzetli. Ama eski şehirdeki restaurantlar çok pahalı. O sebeple yeni şehirdekileri denemenizi tavsiye ederim.

Aperatif olarak Yunanlar’ın tavuk dönerini yiyip, meşhur Mythos biralarını da içmelisiniz.

Lindos’a en azından bir gün ayırın.

Burası Rodos merkezden yaklaşık 1 saat uzaklıkta, daracık sokaklarında pazar kurulan, eşekleriyle meşhur, sadece 700 kişinin yaşadığı bir köy. Bu köyü böylesine özel kılan ise muhteşem bir manzaraya sahip Athena Tapınağı. Tüm koya hakim, tepedeki konumuyla; soluğunuzu kesiyor. Ve sıkı durun, Lindos yüzmek için harika bir plaja da sahip. Su inanılmaz temiz, fakat epeyce sığ. Ama o muhteşem tapınağın eteklerinde yüzüyor olmak çok etkileyici.

 

Lindos Athena Tapınağı’ndan Manzara

Komşu adaları ziyaret edin.

Rodos sahilinde onlarca gemi turu acentası ve tur seçeneği bulmak mümkün. Biz bir günümüzü Simi’ye ayırdık ve feribot turu satın aldık. Yunanistan’ın her adası birbirinden güzel. Zaten beni Ege sahilleri oldum olası çok büyüler, denizin hangi yakasında olduğumun bir önemi yok, ben Ege insanının kendisine ve denize vurgunum.

Simi’ye giderseniz sular altında kalan eski şehiri görmeyi unutmayın. Simi’nin tek kötü yanı restorantların pahalılığı. Menüye bakmadan sipariş vermemenizi öneririm.

Simi Adası Manzara

Eski şehirde her sokağı adımlayın, Rodos Kalesi’ni ziyaret edin.

Bu kalenin İngilizce adını Türkçe’ye çevirdiğimizde Rodos Şövalyeleri’nin Efendileri’nin Sarayı diye çevriliyor ama Türkçe’de kısaca Rodos Kalesi denmiş. Burası çok görkemli ve çok iyi korunmuş bir yapı.

Eski şehrin sokaklarında kaybolun, bulduğunuz her sergiye her dükkana girin. Sokaklar gece loş ışıklandırmaları ile sizi alıp Ortaçağ’a götürüyor sanki.

Hele bir Şövalyeler Caddesi var, binaların içinde hala Ortaçağ’dan insanlar bizi gözlüyor gibi.

Rodos Kalesi

Elli Plajı’nda yüzün.

Bu kadar işlek bir limana sahip Rodos’ta liman bölgesi bile o kadar temiz ki, yüzsen yüzülür. Ama adanın plajları limanın çaprazında kalıyor. Çok temiz, çok güzel, biraz ılık. Yaz döneminde gidiyorsanız mutlaka değerlendirmelisiniz ki biz Ekim ortası gitmemize rağmen yüzmemezlik yapmadık.

Rodos size her istedğinizi sunabilecek, ulaşması kolay, gönüllere hitap ettiği kadar mideye de hitap eden bir şehir. Yazıyı kapatırken, aklıma yine Tamam Restaurant’taki yemekler ve adanın deniz ürünleri düştü. Rodos, en kısa zamanda tekrar ziyaret etmek istediğim yerlerden bir tanesi ve umuyorum bu fırsatı tekrar bulabiliriz. Sevgiler…

Paylaş

Tek Yorum

  1. Suheyla kandiran@gamail.com Suheyla kandiran@gamail.com

    Cok guzel tatlim.SayendeRodosu da gezdim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!