İçeriğe geç

Prag gezilecek yerler

Prag Avrupa’daki en büyülü şehirlerden bir tanesi. Eski şehirde vakit geçirirken; yüksek sezonda şehri istila eden turist kalabalığını yok etsek, insan hangi tarihin sokaklarında yürüdüğünü şaşırır ve kendini bir masalın içerisinde zanneder. Prag’ı 2013 ve 2016 yıllarında olmak üzere iki kez ziyaret etme şansımız oldu. Ve her iki gezimizde de; şehir, tüm kalabalığına rağmen gönlümüzü fethetti.

Prag'tan manzaralar
Prag’tan manzaralar

Ucuz tatil yazımda da değindiğim gibi; Prag’ta eski şehirde kalmaktansa, şehrin yeni merkezi konumundaki Vaclav Meydanı’na yakın bir noktada kalmanızı öneririm. Fiyatlar eski şehirde olduğu kadar yüksek değil ve bu bölgeden eski şehire 15 dakikada yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca bu meydan ve çevresi de ziyaretçilerine yemek, alışveriş, pazar, müze vb. konularda bir çok seçenek sunuyor. Prag’taki ilk kalışımız Hotel Modra Ruze‘deydi. Konum ve olanaklar açısından tatmin edici olmakla beraber, en üst katta internetin çekmemesi ile ilgili sıkıntı çektiğimizi belirtmem gerekir. 2016 yılında ise daha uygun fiyatlı olan EA Hotel Downtown‘da kaldık. Bu otel diğerine nazaran meydana daha uzak (belki bir 10 dakika yürüyüş mesafesi), mobilyalar daha eski ama yine de bizi tatmin eden bir otel oldu.

Prag’ta gezilecek yerlere geçmeden önce Çek Cumhuriyeti’nde kullanılan para birimine de dikkat çekmek istiyorum. Çek Cumhuriyeti’nde Çek korunası kullanılıyor ve tüm şehir turistleri kazıklamak isteyen döviz büroları ile dolu. Birkaç yer görüp, en uygun olanı seçmekte fayda var. Özellikle turistik merkezde iyi kur oranları kullansalar bile, çok yüksek komisyon alan bürolar var. Biz en iyi oranı; Vaclav Meydanı’nı arkamıza alıp, sola doğru yürüyerek ara sokaktaki bir büroda bulduk. En azından komisyon ücretleri konusunda dikkatli olun.

Gelelim Prag’ta gezilecek yerlere, yapılacak şeylere…

 

1.  Tarihi Meydan’da tarih mevhumunuzu kaybedin ve turistlerle köşe kapmaca oynayın.

Prag; yazımın başlangıcında da değindiğim üzere, çok turistik bir şehir. Ama bu kalabalığa rağmen, tarihi şehir ruhunuzu ele geçiriyor. Hele gece turistler biraz çekilince apayrı oluyor, şehir sizi daha da etkisi altına alıyor ve kendinizi bir Ortaçağ masalının içerisinde buluyorsunuz.

Tarihi meydan
Tarihi meydan

Meydandaki en popüler turist aktivitesi saat başı astronomik saatin gösterisini izlemek. Beklentiyi düşük tutun; aksi takdirde, benim gibi, gösterinin tamamını sadece giriş bölümü sanıp, devamını izlemek için beklemek isteyebilirsiniz.

Astronomik saat
Astronomik saat

2. Charles Köprüsü’nde defalarda turlayın ve Vltava Nehri kıyısında yürüyün.

Charles Köprüsü
Charles Köprüsü

Charles Köprüsü ve çevresi şehrin en güzel manzalaralarına sahip. Bu köprü Mala Strana semti ile tarihi meydanı birbirine bağlıyor. Köprü boyunca, heykeller ve sokak sanatçıları bulunuyor. Mala Strana semtine geçtiğinizde John Lennon Duvarı’nı da ziyaret etmeyi unutmayın. Bu duvar John Lennon’a adanmış ve üzerinde özgürlük temalı duvar resimleri bulunuyor.

Vltava Nehri kıyısından Charles Köprüsü ve Eski Şehir
Vltava Nehri kıyısından Charles Köprüsü ve Eski Şehir
Prag Charles Köprüsünden manzara

3. Kale Bölgesi’ne bir tam gün ayırın.

Kale Bölgesi oldukça geniş ve çevresinde de önemli yapılar barındıran bir konumda. Bu sebeple bu bölgeyi gezerken tüm gününüzü ayırmanızı hem de bölgenin sunduğu eşsiz manzaraların tadını çıkarmanızı öneriyorum. Kale Bölgesi’ne girerken bilet alıyorsunuz ve biletin Aziz Vitus Katedrali’nin tamamını görmeye olanak sağlayan ya da Kafka’nın evinin bulunduğu Altın Yol’u da kapsayan versiyonları var.

Kale Bölgesi'nden manzaralar
Kale Bölgesi’nden manzaralar
Kale Bölgesi'nden manzaralar
Kale Bölgesi’nden manzaralar

Aziz Vitus Katedrali; ince işçilik ile yapılmış heykeller ve bina süsleri ile bezeli, çok görkemli ve bir o kadar da korkutucu gotik bir yapı. İçerisindeki vitraylar ise göz alıcı.

Aziz Vitus Katedrali
Aziz Vitus Katedrali

Altın Yol; simyacılardan geldiği öne sürülse de, eskiden kuyumcuların burada yaşamasından kaynaklı bu ismi almış. Az katlı, renkli ve mini minnacık evlerin sıralandığı bir yol. Numara 22’de ise önceden Kafka yaşarmış.

4. Komünizm Müzesi’ni gezin.

Prag komünizm baskısı altında acı çekmiş, bu uğurda kan dökülen bir şehir. Haliyle şehrin sahip olduğu Komünizm Müzesi de bu baskıyı size yansıtmak adına oluşturulmuş. Müze oldukça ilgi çekici ve etkileyici. Vaclav Meydanı’nda bulunan müzeye 1-2 saatinizi ayırabilirsiniz.

Tavsiye etmekle etmemek arasında kaldığım diğer müze ise İşkence Aletleri Müzesi. Bu müze CharlesKöprüsü’ne yakın konumda bulunuyor ve içerisinde insan aklının alamayacağı (gerçi birilerinin aklı almış ki bunlar icat edilmiş), korkunç aletler yer alıyor. Ben son katları yüreğim dayanmadığından alet detaylarını okumayarak gezdim.

5. Ulusal müzede klasik müzik keyfi yaşayın.

Prag, sanatı ile de ünlü bir şehir ama klasik müzik dinletilerine katılmak ya da opera izlemek isterseniz yüksek paralar ödemeniz gerekiyor. Ulusal Müze’de ise daha uygun fiyatlı ve daha kısa süreli klasik müzik dinletileri oluyor, dilerseniz bu tarihi binada kulaklarınıza bir ziyafet çekebilirsiniz. Ulusal Müze, Vaclav Meydanı’nın yukarısında ve tüm meydana hakim bir konumda. Ancak 2016 ziyaretimizde restorasyondaydı ve bu adımı tekrarlayamadık.

6. Cafe Slavia’da Nazım Hikmet’in izini sürün.

Cafe Slavia, Nazım Hikmet’in sürgün yıllarında vakit geçirdiği çok şık, hoş bir kafe. Ayrıca ünlü şairin resmi kafenin duvarında yer alıyor. Vltava Nehri kıyısındaki bu kafe; mola vermek, bir şeyler içmek ya da yemek için çok uygun. Nazım Hikmet’in resmini bulmak için; girişin sol çaprazında bulunan, iç odaya geçmeniz gerekiyor. Aynı zamanda mekanda, Praglı bir ressamın, Nazım’ı resmettiği söylenen bir de resmi yer alıyor.

Cafe Slavia'nın duvarında asılı Nazım Hikmet fotoğrafı
Cafe Slavia’nın duvarında asılı Nazım Hikmet fotoğrafı
Cafe Slavia'da piyano dinletisi
Cafe Slavia’da piyano dinletisi

7. Cafe Louvre’da ünlü hayaletleri kovalayın.

Cafe Louvre; Kafka, Einstein gibi isimlerin müdavimi olduğu, şık bir kafe. Girişinde, telefon şebekelerinin ilk kurulduğu yıllardan kalan bir telefon ağı haritası var. Ahizeyi kaldırıp; tuşa tıkladığınızda haritada ilgili yerin ışığı yanıyor. Bir kahve molası ya da yemek için şans vermenizi öneririm.

Cafe Louvre
Cafe Louvre

8. Dobra Cajovna’nın 100 sayfalık çay menüsünden bir çay seçin ve için.

Dobra Cajovna; Vaclav Meydanı’nda yer alan, Prag’ın ilk çay evi. İnanılmaz kapsamlı bir menüsü ve hippi bir ortamı var. Ben yanlışlıkla seremoni çayı söyleyince, neredeyse 15 dakika süren bir seremoni ile bana çay hazırladılar.

 

Prag’a vardığınız andan itibaren tüm şehir sizi içine çekecek, tarihine ortak edecek manzaralar sunacak. Ne zaman gitsem beni kendine aşık eden bu şehirden asla sıkılmayacağım sanırım. Sevgiler…

 

Paylaş

Tek Yorum

  1. Dilek Dilek

    Harika bir yazı. Elinize sağlık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!