İçeriğe geç

Almanya’da yaşama fikri

Ben 2 senedir Almanya’da yaşıyorum, eşim ise 3,5 senedir. Yurtdışında yaşamaya neden karar verdik, neden Almanya’yı seçtik? Bu soruların cevaplarını aşağıda anlatmaya çalıştım.

Ben hep yurtdışında yaşama hayali olan biri oldum. Bunun öncelikli sebebi daha kolay seyahat etme isteğiydi. Vizesiz, daha ucuza, haftasonu çantamı alıp seyahat edebileceğim bir hayatın özlemini duyuyordum. Demem o ki, bu hayal hiç de yeni değildi ama aksiyona geçme fikri bir anda oluştu.

İzmir’den İstanbul’a

Ben uzun yıllar araştırma sektöründe çalıştım, eşim (o zamanlar erkek arkadaşım) bilgisayar mühendisi. İzmir’de okuduk, İstanbul’a çalışmaya geldik. İzmir’i çok sevmiştim. İnsanı sakin, güleryüzlü; koşturmacası olmayan, 45 dakikada yüzülebilecek muhteşem bir denize ulaşabildiğin, alışveriş yapmadan sırf muhabbet için dükkanlara girebildiğin bence yaşamın kıymetinin bilindiği bir şehir. Ama mezuniyetten sonra kabus başladı. Eşim benden bir sene önce mezun olup İstanbul’a yerleşmişti ve İzmir’de gerçekten iş imkanları sınırlıydı. Ben deliler gibi araştırma şirketinde çalışmak istiyordum (niyeyse). Bu sebeplerle ben de İstanbul’un yolunu tuttum. Gittiğim andan itibaren hiç sevmedim İstanbul’u. Ya da belki başlarda sevdim ama sonra o kadar nefret ettim ki hatırlamıyorum.

İstanbul’da yaşama faktörü

İstanbul’un içinde yaşayan çoğu kişi İstanbul’un bazı yönlerinden şikayetçi, ama bendeki durum daha vahimdi. O kalabalıklarda resmen nefes alamıyordum. Sürekli mutsuzdum, kendimi güvende hissedemiyordum. Ki İstanbul’un nezih yerlerinden birinde yaşayıp, işimin evime  15 dk mesafede olmasına rağmen. Bir de öte yandan araştırma sektörünün zorluğu vardı. Sürekli olmasa da mesaili ve stresli günler geçiriyordum. Her şey çok pahalı, her yer tıkış tıkış, sonu gelmeyen bir koşturma hali… Bazı insan vardır söylenir ama boğazı gördüğünde “ne güzel şehir” der. Ben tam bir manzara insanı olmama rağmen boğaz bile güzel değildi artık benim için.

Durumun vehametini şöyle de anlatabilirim. 2 senedir Berlin’de yaşıyorum. Türkiye ziyaretlerinde mecbur İstanbul üzerinden aktarma yapıyoruz. Kız kardeşim, akrabalarım ve arkadaşlarım İstanbul’da yaşamasına rağmen 2 senedir 3 günden uzun kalmışlığım yok. Hemen express planlar yapıp güzel Bandırma’ma kaçıyorum. Hiç özlemedim, hatta bana İstanbul’u hatırlatıyor diye buradaki Türk mahallesine bile gitmiyorum.

Ve karar…

Günler bu şekilde ilerlerken; bir gün evimde asılı kocaman dünya haritasına bakıyoruz. (Saatlerce haritaya bakıp, rotalar çıkarışlarım pek meşhurdur.) Bir anda dedim ki “Almanya ne kadar güzel bir konumda, her yere yakın. Orada yaşamak ne güzel olurdu.” Sonra epey konuştuk Almanya üzerine, ekonomisinin güçlü olması, çalışan haklarının gelişmiş ve refah seviyesinin yüksek olması, Alman disiplini ile her şeyin tıkır tıkır işlemesi gibi şeyler konuştuk. Kendimizi Almanya’da yaşamaya ikna ediyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Almanya’da yaşamanın hayali aklımıza düşmüştü. Yurtdışında yaşamak deyince İngiltere, Kanada, Amerika ya da Avustralya’yı hiç düşünmedik. Çünkü İngiltere pahalıydı ve diğerleri de çok ama çok uzaktı. Yani Türkiye aklımıza düşünce anında gelebileceğimiz bir yer olsun istedik.

Devam eden yazılarımda süreçlerin nasıl geliştiğine ilişkin daha detaylı bilgiler vereceğim. Sormak istediğiniz bir şey olursa yorum bırakırsanız, o sorularında da cevabını yanıtlamaya çalışırım. Almanya’da yaşam kategorisinin diğer yazılarında görüşmek üzere. Sevgiler…

Paylaş

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!