İçeriğe geç

Aurland – Hayata mola

Aurland’a Flåm’dan hareket eden ve Sognefjord üzerinden Bergen’e giden feribotlar ile ulaştık. Yolculuğumuz 10 dakika sürdü. Flåm’dan bir koy sonrası Aurland. Flåm’a göre çok daha fazla ev var, nüfusu 350 ve aktif olarak yaşamın sürdüğü bir yer. Bir tane fırını, bir tane süpermarketi, bir tane sineması, bir tane kuaförü bile var. Ama turist hiç yok, en azından ortalarda bizden başka gezen birilerini görmedik.

Aurland
Aurland

Aurlandfjord’un yamacında kurulan bu köy, insanı kimliğinden soyutluyor. Süregelen şehir hayatınızı unutuyorsunuz, sanki zamanın başından beri buradaymışcasına. Günlük ihtiyacınızı marketten karşılayabilir ve akşam 5’te açılan köydeki tek restaurantta yemeğinizi yiyebilirsiniz. Restaurantta hep Norveçliler vardı. Yabancı turist olarak bir biz, bir de Amerikalı bir çift vardı. Bu arada Amerikalı çift tam birer gezgindi ve dünya üzerinde gördükleri en bakir yerin Alaska olduğunu belirttiler. Norveç de ondan sonra geliyor. Bu da diğer geziler için bir spoiler olsun.

Aurlandfjord
Aurlandfjord

Kasabaya 15:40’ta geldik, 200 senelik otelimize yerleştik ve kendimizi dışarı attık. Fiyorta en hakim olan noktaya gelip saatlerce vakit geçirdik. Sadece dalgaların sesini dinlemek, sadece mavi ve yeşil görmek o kadar iyi geldi ki. En huzur dolu zamanlarımı Aurland’da geçirdim desem abartı olmaz. Akşam yemeğimizi yedik, güneşin batışını izleyebilmek için 2-3 km yürüdük ve köye geri döndük.

Stegastein Seyir Terası

Ertesi gün otelin tarihi kahvaltı salonunda rüya gibi bir güne başladık. Yine sadece yerli turistler ile karşılaştık. Aurland ve Flåm dolaylarındaysanız mutlaka Stegastein Seyir Terası’na çıkmalısınız. Biletimizi Flåm turizm ofisinden almıştık ve Flåm’dan kalkan minübüs bizi alarak yola devam etti. Aurland kıyısında iseniz bu gözlem terasını aşağıdan görebiliyorsunuz. Yol çok dar ve çok virajlı, bir yanının uçurum olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sonuçta dağa tırmanıyoruz. Aurland’dan Lærdal’a giden bu yola “the snow road” da deniyor ve kışın büyük bölümünde trafiğe kapalı.

Stegastein 650 metre yükseklikte yer alıyor ve tüm fiyort manzarasına hakim. Ön korkuluğu da camdan yapmışlar, Uzak Doğulu turistler ufak çığlıklarla uca pek yaklaşamıyorlardı. Bence korkutucu olan hiçbir şey yoktu. Kendi arabanız ile de buraya gelebilir ve doya doya zaman geçirebilirsiniz. Ancak bizim gibi bir organizasyon ile geldiğinizde terasta geçirmek için 20-25 dakikanız var. Çok kalabalık olmadığı için bu süre bize yeterli geldi. Dilediğimiz gibi fotoğraf çekebildik. Dönüş yolunda gözlem platformunun 150-200 metre aşağısında da çok güzel manzarası olan bir yer var, şöförümüz sağolsun orada da 5-6 dk geçirmemize fırsat verdi.

Stegastein Seyir Terası
Stegastein Seyir Terası

Döndükten sonra 15:40 Bergen feribotumuz gelene kadar yine uzun uzun vakit geçirdik Aurland’da. Ve tekrar gelmek ümidiyle ayrıldık. Umuyorum ki yolumuz bir daha düşer, çünkü biz Aurland’ın huzurunu çok sevdik.

Norveç’in ne kadar muhteşem bir ülke olduğunu görmek için;

Bkz: Norveç

Bkz: Oslo

Bkz: Oslo’dan Flåm’a yolculuğumuz

Bkz: Flåm

Bkz: Aurland

Bkz: Bergen

Paylaş

5 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!